10 ARALIK 2018 PAZARTESİ

Gelişmiş, çevresel araçlar gündemde

Kişisel ya da toplumsal ulaşım konusundaki araç çeşitliliği, yakıt tercihlerinde de farklılık gösterirken, küresel anlamda gündem oluşturmaya devam ediyor...

Ekleme: 27 Nisan 2018 Cuma 20:54/ Güncelleme: 27 Nisan 2018 Cuma 20:54
Alternatif yakıtlar konusundaki gelişmelerin öne çıktığı yeni dönemde elektrikli araçların yanında CNG ve Hidrojen ağırlıklı yakıtların Hibrit kullanımına dönük pazar
araştırmaları yapan Luxfer Avrupa Satış Müdürü Didier Richard ile bir söylesi yaptık...
 
KTT: Üreticiler, yeni nesil araçlarda yakıt tercihlerinde fosil yakıt yerine çevre dostu alternatif yakıtlara yöneliyorlar. Gelişmeler hakkında bilgi verir misiniz? 
DIDIER RICHARD: Avrupa’da şu an ki en önemli gelişme, tüm araç parkının yüzde 50’si 2020 yılına kadar çevre dostu araçlardan olacak olması. Bu ne demek? Bu yakıtın CNG, hidrojen ve elektrikli araçlardan olmak zorunda demek. Onun için dizel araçlar hızla devre dışına çıkıyor. Yeni kategori gelişmiş çevresel araçların çevreye duyarlı çevreyi koruyan yakıtlar kullanan araçların öne çıkacağı, çıkmaya başladığı demek oluyor. AB’nde “Gelişmiş çevresel araç lar” diye, bir yeni kategori var. Bu bütün belediyeleri kent içindeki toplu taşıma ağırlıklı tüm araç parklarını kapsıyor. Bununda yüzde 50’si  bu tür arabalardan oluşacak. Bu da tabi, araçların büyük bir kısmının hem hidrojen, hem elektrikli hem de CNG alan araçlar olacak. Bunu biz Avrupa Birliğinden aldığımız ciddi CNG taleplerinden anlıyoruz. 
 
KTT: Türkiye’de algı biraz farklı gelişti. CNG’li araçlar uygun maliyetiyle ilgi çekmesine rağmen elektrikli araçların ortaya çıkması sanki CNG’ye gerek kalmadı gibi algıya neden olmadı mı?  
DIDIER RICHARD: Dediğiniz gibi bu gelişme CNGli hidrojen ile elektrikli araç meselesi Türkiye’de “Elektrikliler geliyor artık, CNG geride kal- dı, ona gerek kalmadı” gibi bir algıya dönüşür gibi oldu ama o algı doğru değil. Avrupa’da belediyeler hala CNG’li arabaları almaya devam ediyor. Elektrikli araçları da daha çok deneme amaçlı az miktarda alıp filolarına katıyorlar.
KTT: AB’de yeni nesil araçların artık eski fosil yakıtların tahribatına karşı, alternatif yakıt tüketerek çevreyi koruyan araçların ter cih edildiğini biliyoruz. Bu yönlenişler arasında CNG talepleri artarak öne çıktığı söylüyorsunuz. Peki, CNG konusunda Türkiye’deki ilk çıkışı yerinde gibi görün se, hatta özel halk otobüsçüleri de ekonomikliği açısından ilgi gösterip tercihlerinde CNG’li araçları ön sıraya alarak, bazı alıcılar 100 kadar satın alışla bu yönlenişi ortaya koysa da o ilgi sizce neden durdu? 
DIDIER RICHARD: Bu konuda söylenecek çok şey var. Mesela şu an Avrupa’daki elektrikli araçlar sırf elektrikli değil, elektrikli artı hidrojenli yakıt kullanım özelliğine sahip üretiliyor. Menzil yeterliliği açısından bu yola gidiliyor. Çünkü toplu taşıma hizmetinde belediyelerin menzil beklentilerini sadece elek trikli araçlar karşılayamıyorlar. Bu yüzden elektrikli artı hidrojenli sistemler veriyoruz. Son 2-3 yıllık süre içerisinde bir den Avrupa’daki CNG satışlarında bir düşüş olmuştu. Bunun da yansımasıyla bu söz konusu olabilir. Ama bu yıl bu konuda AB’de başlayan çok önemli oranda geri dönüşüm başladı. Bunu aldığımız siparişlerde görüyoruz. Hatta bazı müşterilerimizin artan talepleriyle CNG araç üretmekten vazgeçmiş olan üreticilerimiz, bu talep artışları nedeniyle tekrar CNGli araç üretimine başladıklarını ifade ediyorlar. CNG üretimlerini ikiye katlayabileceklerini düşünen CNG li araç üreten müşterilerimiz bile var. Bunun yanında tercihe etken bir de teknik olarak sağlanan gelişmeler var. Birincisi en son çıkan doğalgazlı motorlar, eski doğal gazlı motorlara göre çok daha akıl lı ve verimli, artı şuandaki yakıt sistemlerimiz daha hafif. Yani ağırlık açısından koltuk kaybını da önleyen hafiflikte. Bu ve bunun gibi birçok daha uygun yeni gelişmeleri kapsaması da bu gelişmenin tetikleyicisi oluyor. 
 
KTT: Sizi ilgilendirdiğini düşünerek, bu elektrikli araçlarda depolamada konusu akü meselesi var. Şimdi sizin dediğiniz o uyarlamayı da yani birbirini tamamlayıcı bir yaklaşımla ihtiyaca cevap verici uygulama anlayışı ile ülkemizde ortaya koyma konusunda ki yaklaşımınız hangi noktada?  
DIDIER RICHARD: En önemlisi şu ana kadar bu konuda Türkiye’den hiç bir üretici bizden talepte bulunmadı. 450 km. menzilli, belediyelerin taleplerini sadece elektrikli araçlar karşılayamıyor. Karşılasa bile böyle bir araç oldukça ağır oluyor. Şu anki teknoloji henüz buna müsait değil. Bunu yapmanın yolu yakıtla takviye etmek.
Biz önümüzdeki haftalarda yapacağımız müşteri ziyaretlerimizde bu yeni gelişmeleri Türkiye’deki üreticilere sunacağız. Zaman içinde önemli gelişmeler yaşanacağını umuyoruz.