15 KASIM 2018 PERŞEMBE

Doğru çözüm kendi içimizde

Kentiçi toplu taşımada “Özel halk otobüs işletmeciliği en uygun sistemdir” diyen, Fesih Kaya, herkesi aklı selim ile hareket etmeye çağırdı!..

Ekleme: 28 Mayıs 2018 Pazartesi 02:18/ Güncelleme: 28 Mayıs 2018 Pazartesi 02:18
 
Diyarbakır Özel Halk Otobüsçüleri Kooperatifi Başkanı Fesih Kaya, esnaf arkadaşlarının içinde bulunduğu durumu özetlerken, bir taraftan da küçük dokunuşlarla onları uyarmak için lafı
dolandırmadan net mesajlar vererek, taşın altına herkesin elini koyması
gerektiğini söylüyor.
 
 
Diyarbakır Özel Halk Otobüsleri Kooperatif Başkanı Fesih Kaya, esnafın gidişatı görmesi gerektiğini belirterek, yeni hedef için, uyumun gereği yapılmalı mesajını verdi. Yöneticilerin  sektör tavırlarına da dikkat çeken Başkan Kaya, bu önderlerin eski yerleşik anlayışları bırakarak gidişatı görmelerini istedi. Başkan Kaya, özel halk otobüs işletmeciliğinin kurumsal bakışla ele alınmasını istediği değerlendirmelerini sunuyoruz...
 
 
DİYARBAKIR-Artık önemli ve kamu adı- na etkin hizmet veren özel halk otobüs işletmecilerinin yeni statüye kavuşturulması gerektiği ortaya çıkmıştır. Bunu önce işi yapan esnaf ile işin sahibi yerel yönetim otoritesinin idraki şarttır.
Şart. Çünkü, aksaklıklar artık anlaşılır. Artık mızrak çuvala da sığmıyor.
Eskinin anlayışıyla özel halk otobüs işletmeciliği, ne verimli sermaye kullanımıyla hizmeti dosdoğru yapma yolunu bu- luyor, ne de denetimindeki kamu otoritesi yerel yönetim, onları gidişatın gereklerine uygun verimlilikle çalıştırabiliyor.
Her şeyden önce çağın düsturu ve olduk- ça revaç anlayış “Kazan-Kazan” anlayışı göz ardı ediliyor!..
Bu aykırı anlayış devam ettiği süre geleceğin ihtiyaçlarına cevap verecek yapının kurulma imkânı olmadığı da bilinmeli. İyi de; bütün bunlar, tüm çıplaklığı ile ortada iken, ne özel halk otobüsçüleri, ne kamu otoritesi, ne meslek kuruluşları neden kıllarını kıpırdatmadan, geçici, günü kurtaran çıkışların ötesi, hiç bir şey yapmıyorlar!..
 
DEĞİŞMEK ZORUNDAYIZ
Kamudan talimat beklenir ama, çözüm ve hakkaniyetli sektörel sistem kurulumu- na, her sektör kendi iş-görev tanımlarını belirleyerek katkı sunar. Bu şekilde beklentisini belli eder. Geçmişte kalan düzende ısrar edilerek eskiyen anlayış terkedilmedikçe, geleceğe uygun yenilenme gayretleri ile yol alınamaz. Verimli bir işletmecilikle kamu otoritesinin düzenleme uygulamalarında, özel kesimin kanaat önderi olmalı. Onlar da alternatif görüşlerini sektör adına ortaya koymalı. Bugün, olanlara bakınca, bunun olmadığını ya da gerekenin tersi anlayışla yapıldığı rahatlıkla söylenebilir. Kimse alınmasın ama, gidişatın neresinde olduğumuzu bu konuda gördüklerimden yola çıkarak artık açıklıkla görebiliyorum.
Bugüne dek devletten bekleyip, “Kursun, Yapsın ve Versin” ile yetindik.
Bu anlayışla bir şeyler alma duruşları artık bırakılmalı. Ne zemin ne zaman ne de gelişimin seyri, üretim ilişkileri dahil her şey, eskiye uygun anlayışta değil. 
Çünkü, anlayışlar değişiyor.
Hemen herkes yeni düşüncelere doğru koşar adım gidiyor. Böylesi gidişle gelen kurguda edilgen kalmak, yarar değil zarar getirir. Emek verenler verdiği emek oranın- da bundan pay aldığı bir sürece giriyoruz. Hatta girdik bile. Bakın otomotiv endüstrisi en ileri teknolojiyi kullanan oldu. 
Dünya ile bütünleşik yol alıyor.
Ürettiğini kullanıp işletmeciliği değiştiren dünyada toplu taşımaya yönelme de bu anlayışla gelişiyor. Akıllı sistemler, nesneler arası iletişimle otomasyonlar, ulaşım araçlarında otonom sürüşler, giderek yapay zekaya varan kurgulamalarla yeni sistemlere adaptasyona kadar işler varıyor... Bu gidişatın bizde de izlendiği, yenilenen hedeflerin buna göre belirlendiğini duyup görüyor ve biliyoruz.
İyi de bütün bunların içinde biz, yıllardır kentiçi toplu taşıma hizmetini bireysel anlayışla vermiş olan özel taşımacılar olarak işin neresindeyiz peki? Bugüne dek öz sermayemizle geldiğimiz noktaya bakınca işlerin hiç iç açıcı olmadığı ortada!..
Ek yüklerle perperişanız. Buna karşı sadece yakınıyoruz. Sadece sonucu olan “Kazanamıyoruz” haykırışıyla çözüm istiyoruz!.. Peki taşıma ücretlerine zam gelin- ce kazacak mıyız? Kanaatim, kazanabilmemiz için kendimizi de gelişimin gereklerini anlamaya yönelik değiştirmeliyiz. Anlayışları tek bencillikten arındırarak sektörel bilinçle, ama ortak anlayışla bütünü görerek onu ortaya koyan olmalıyız.
 
ÇÖZÜM ELİMİZDE!
Aslında bizde umut var. Bunu 2006 yılında ortaya koyduk. O zamanda özel halk otobüsçüleri olarak çok hızlı biçimde STK nitelikli bir yapılanmanın gerekliliğini görerek bunu gösterdik. Devamında geniş katı lımlı resmin tamamını gören bir sektör anla yışı ile kent yapılanmasında ortak anlayışla, toplu taşıma sistemi gerektiği, bunun için ülke geneli birleşebilen üst akıl çerçevesinin çizilmesi gerektiğini işaret ettik. 
TÖHOB dan söz ediyorum. Bu nokta da eklemem gereken gazetemizin önemli desteği. Bu destek unutulacak gibi değildi. TÖHOB kısa zamanda tüm eksikliklerine rağmen devletin tanıyıp desteklediği sektörün tek çatı örgütü STK nitelikli kurumu oldu. Fakat, ne yazık ki ben dahil hepimize yakını gidişatın tümünü kavrayan ve yer alması gerekenler olarak olaya derinliği ve getirecekleriyle bakamadık. Tersine, onu statü yapılanması aracı gördük. Sadece yönetiminde yer alıp almama noktasından, bir de içinde yer alanların hatta destekçilerin bizden mi, yoksa ötekileştirdiklerimizden mi olup olmadıklarına baktık!..
TÖHOB, bu aymaz yüklenişler ve kar- şı çıkışlara rağmen, hala halk otobüsçülerine kazanım yollarını açıyor. Seçim arifesi, seçimi sonrası nasıl bir yön buldurulacağı bilinmemesine rağmen işine gücü oranında devam ediyor. Gidişatın getirdikleri yerimizi görmemizi sağlarken, ne yapmamız gerektiğini de bizlere,  açıkça işaret ediyor.
Ne yazık ki hala, geçişi görmeyerek eskiyen yapıdan me- det umarak birlikteliğin dışında kalanlar var.
Bireysel beklenti yanın da, niçin durduklarını bilmeyenlerin bile hala olması sektörel handikap Teşbihte hata olmaz diye söylersem bunlar, çağın işletmeciliği özel halk otobüs işletmeciliğini yasal tanımlama ile netleştirme yerine, hala eski taksi dolmuş hamiliği yapandan medet umarak onların peşinde koşarak çıkış arıyor olma- ları büyük aymazlık.
Dostlarım, bir zamanlar iyi niyetlerinden kuşku duymadığım sorunlarımızın ele alındığı bir toplantı izlemiştim.
Konuşanları dinlediğimde çok  üzüldüm. Çünkü, özel halk otobüsçüleri olarak hala kendimizi gidişatın gereklerini anlama ona göre bilgi ile donanma noktasına taşıyamadığımıza örnekti yapılan konuşma ve beklentiler.
Orada özel halk otobüsçülerine karşı olanlardan sorunlarımıza çare arar olunduğuna tanık olmuştum.
O kadar net ve açıktı ki her şey.
Bu nedenle bugün benzeri yaklaşımların sergilendiği bir dönemde, niyetleri iyi olan herkesi artık ferdi beklentilerle yol almamaya, ortak akıldan yana kamu-özel işbirliğini destekleyen olmaya, teknolojinin verimliliği ile işletmeciliği birleştirmek için birlikte çaba harcamaya davet ediyorum. 
Kimse çıkış için yeni yapı aramasın. İşte size var olan hazır deneyimi de olan hızlandırılarak destekle yol aldıracak bir yapı. TÖHOB, 4-5 ay sonra yapılacak genel kurula ilgi göstererek derneğe sahiplenin. Or- tak akılla sektörel mantığı kurumsal anlayışla bütünleştirerek, orada hepimiz kendimizi tanımlayalım. Kamu otoritesi ile yerel yönetimlerle birlikte geleceğin işletmeciliğini ortaya çıkaralım. Bu yetenek bizde var.
Şunu çok iyi bilmeliyiz ki, hiç kimse bizim için kavga vermez. Biz doğru davranış sergilersek destek olup, yol açmada yanımızda olur. Bu yüzden herkes başkaları- nın hamiliğini yapanlardan medet umma yerine yuvaya dönmeli.
Aksi takdirde; “Kurunun yanında yaşta yanar değil”, telef olmak işten bile değil, diyebilirim.