Küresel ısınmanın etkisi buharlaşma ile kuraklık, barajlı HES’lerde elektrik üretimini etkilemesi arayışları tetikledi…
DÜNYADAN- Yayınlanan yeni araştırmaya göre, iklim değişikliği, dünya genelinde hidroelektrik santrallerinin faaliyet gösterdiği nehirlerde sel ve kuraklık sıklığını önemli ölçüde artıracak ve hem nehirlerin güvenliği hem de elektrik üretim kapasitesi açısından riskleri artıracak. Kuraklıklar, özellikle hidroelektrik enerjisine büyük ölçüde bağımlı bölgeler için küresel enerji güvenliği açısından önemli bir tehdit oluşturmakta. 1992-2020 arasında, dünyadaki göllerin yüzde 53’ü anlamlı düzeyde su kaybetti. Rezervuarlarda buharlaşmanın hava sıcaklığındaki her 1 °C artışta 122 mm, rüzgar hızındaki her 1 m/s artışta 629 mm ve kısa dalga radyasyon akısındaki her 1 W/m2 artışta 22 mm arttığı tespit edildi. 1985’ten 2018’e kadar uzun vadeli ortalama göl buharlaşma hacminin yılda 3,12 kilometreküp oranında arttı. Dünya’da tatlı su rezervuarda artan buharlaşma ile yaklaşık 990 kilometreküp (990 milyar metreküp) su kaybedilmekte. Son 33 yılda, baraj göllerinden buharlaşma yoluyla kaybedilen su miktarı, tüm göller için yüzde 2,1 olan küresel eğilimi geride bırakarak, yılda yüzde 5,4 oranında arttı. Küçük rezervuarlarda (derinliği 2 ila 3 metre arasında olanlar) depolanan suyun yarısı kadarı buharlaşma yoluyla kaybolabilir. Küresel pompaj depolamalı HES kapasitesinde 2024’te 9,6 gigavat artış görülürken, yılın ilk 4 ayında ilave 7 gigavat kapasite devreye alındı. IHA (Uluslararası Hidroelektrik Birliği) verilerine göre ülkelerin PDHES hedeflerinin ağırlıklı olarak kapasite artışına yönelik olduğu görülmekte. Çin, belirlediği hedeflerle diğer ülkelerin çok üzerinde yer almayı öngörüyor. Avrupa’da ise yatırımların ülke bazında ortalama 1 GW seviyelerinde olması hedeflenirken İspanya belirlediği 9,5 GW ilave kapasite artışı ile bu alanda dikkat çekiyor.

WWF Küresel Tatlı Su Bilimcisi ve çalışmanın baş yazarı Jeff Opperman, “Hidroelektrik santralleri uzun zamandır düşük riskli yenilenebilir enerji yatırımları olarak görülüyor, ancak iklim değişikliği nedeniyle birçok nehir havzasında sel ve kuraklıktan kaynaklanan risklerin önemli ölçüde artacağı ve bunun birçok hidroelektrik santrali için giderek daha zorlu işletme koşulları yaratacağı öngörülüyor” diyor. Opperman, “Güneybatı ABD, Güney Afrika ve Brezilya gibi bazı bölgelerde su seviyelerinin düşmesi nedeniyle hidroelektrik üretimi zaten azaldı; ayrıca seller nedeniyle barajların yıkıldığını da gördük” diye ekliyor. Çalışma, mevcut hidroelektrik barajlarının yüzde 32’sinin ve planlanan hidroelektrik barajlarının yüzde 20’sinin, özellikle Doğu Çin, Orta Doğu, Fas, Güneybatı ABD ve Hindistan’da 2050 yılına kadar daha yüksek su kıtlığı riski taşıması beklenen nehir havzalarında bulunduğunu ortaya koydu.


