Kars-Iğdır-Aralık-Dilucu Demiryolu Zengezur, Asya-Avrupa kesintisiz ulaşımını güvenle yapılmasını sağlayacak…
NAHÇIVAN-Türkiye için değil; aynı zamanda Avrupa, Azerbaycan ve Orta Asya için de büyük stratejik öneme sahip olan Zengezur Koridoru Projesi, İpek Yolu Ekonomik Kuşağı’nın doğu-batı eksenindeki en önemli parçalarından birini oluşturan projenin hayata geçmesiyle birlikte mevcut 18 günlük transit süresi 12 güne inecek. Bu sayede ticaret hızlanacak, maliyetler düşecek. Projenin sinyalli, elektrikli ve çift hatlı olarak planlanması taşıma kapasitesini önemli ölçüde artıracak, ulaştırma süresini kısaltacak. Deniz yoluna kıyasla yaklaşık yarı sürede taşıma imkânı sunacak olan demiryolunun, Orta Asya-Avrupa ulaşımında güçlü bir lojistik köprü işlevi görecek. Yılda 5,5 milyon yolcu ve 15 milyon ton yük taşıma kapasitesine sahip olacak projeyle birlikte; ticaret daha hızlı, daha güvenli ve daha düşük maliyetle gerçekleşecek. Yaklaşık 10.000 kişilik bir istihdamla hayata geçirilecek bu proje; lojistik, sanayileşme, ihracat ve istihdam gibi birçok imkânı da beraberinde getirerek bölgesel kalkınmanın en büyük itici gücü olacak. Bölgenin sosyoekonomik gelişimine de büyük katkı sağlayacak. Türkiye 600 milyar doları aşan dış ticaretinin çok düşük bir bölümünü demiryolu taşımacılığı üzerinden gerçekleştiriyor. Projenin hayata geçmesiyle bu oranın yüzde 4’e kadar çıkmasına neden olacak. Bu imkânı sunan alt yapı ile demiryolu taşımacılığın güçlenmesi, ülkemizin 2024 yılında 14,7 milyar dolar olan navlun giderlerinin de azalmasına imkan verecek.

Güzergâh alternatif değerlendirmesi, sınır ötesi etkiler, iklim ve meteoroloji, jeoloji ve deprem riski, toprak ve zemin koşulları, su kalitesi ve hidroloji, hava kirliliği, gürültü ve titreşim, trafik ve ulaşım, görsel etkiler, biyoçeşitlilik, sosyal bileşenler, sosyoekonomik yapı, kültürel miras ve kümülatif etki gibi başlıklarda ayrıntılı değerlendirmelerle nihai hale getirilen proje tüm dünyaya örnek olacak. Çevresel sürdürülebilirlik açısından da öne çıkan proje, tamamen elektrifikasyona dayalı olup karayolu taşımacılığına kıyasla yıllık yaklaşık 500.000 ton karbon emisyonu azaltacak.

Elektrikli trenler ayrıca azot oksit, kükürt oksit ve uçucu organik bileşik emisyon düşürerek, özellikle şehirlerde hava kalitesinin de iyileştirilmesine beklenenin üzerinde katkı sağlayacak…


