Dünya nükleer enerjiye yeniden geçmeyi değerlendirirken Çin, rüzgar ve güneş enerjisi kurulumlarıyla şaşırtıyor. Her hafta 5 nükleer santral dengi yenilenebilir enerji kuruyor. Çin ise yenilenebilir enerji kaynaklarında dünya lideri olarak yol gösteriyor. Yeni rakamlar, Çin’in temiz enerjiye geçiş hızının kabaca her hafta beş büyük ölçekli nükleer enerji santrali kurmaya eşdeğer olduğunu gösteriyor. Sidney merkezli düşünce kuruluşu Climate Energy Finance (CEF) tarafından hazırlanan rapora göre Çin, 2030 yılı hedefine bu ayın sonunda, yani 6,5 yıl erken ulaşacak kadar hızlı bir şekilde yenilenebilir enerji kurulumu yapıyor. Belirtilenlere göre her iki haftada bir en az 10 gigawatt rüzgar ve güneş enerjisi üretim kapasitesi kuruyor.
Enerji uzmanları, bir zamanlar iklim canavarı olarak görülen dünyanın en büyük emisyon salınımcısı Çin’e, artık nasıl hızlı bir şekilde yeşile dönüleceğine dair dersler almak için bakıyorlar. Çin, dünyadaki sera gazı emisyonlarının yaklaşık üçte birini oluşturuyor. Emisyonlardaki son düşüş (COVID-19 kısıtlamalarının gevşetilmesinden bu yana ilk kez), elektrik şebekesinin karbonsuzlaştırılmasıyla birleştiğinde, ülkenin emisyonlarının zirveye ulaştığı anlamına geliyor olabilir. Zirveye ulaşmış olmak aynı zamanda artık düşüşün başlayacağına da işaret ediyor. Uzmanlar 2030 sonrası için Çin’in emisyonlarının düşeceğini söylüyor. Öte yandan kapasite olarak 5 nükleer enerji santraline denk kurulum yapmakla fiili üretim arasında büyük farklar var. Bir şebekeyi kesintili yenilenebilir enerji kaynaklarına geçirirken karşılaşılan sorunlardan biri de istikrarlı üretimdir. Güneş ve rüzgarda istikrar değişkendir. Teknik anlamda bu, üretim kapasitesi (gigawatt cinsinden ölçülür) ile gerçek enerji çıktısı (gigawatt-saat cinsinden ölçülür veya zaman içindeki üretim) arasındaki fark olarak yorumlanabilir. Yenilenebilir enerji kaynaklarının “kapasite faktörü” (fiili üretimin maksimum potansiyel üretime oranı) yaklaşık yüzde 25 iken, nükleerinki yüzde 90’a kadar çıkıyor. Dolayısıyla, Çin haftada beş büyük nükleer santrale eşdeğer güneş ve rüzgar enerjisi kuruyor olsa da, üretim noktasında haftada bir nükleer santrale daha yakın.

Ancak bu bile başlı başına büyük bir olay. Aktarılanlara göre yenilenebilir enerji kaynakları, Çin’in toplam kurulu kapasitesinin yarısından fazlasını oluşturuyor. Aynı şekilde 1 yıl içindeki üretim ise toplamın 5’te 1’i kadar. Çin, daha yenilenebilir kaynakları daha stabil hale getirmek için bataryalı enerji depolama sistemleri veya santrali gibi çözümleri kullanıyor.Çin’in burada da üstünlüğü çok büyük. Zira ülke her ay 1GW pompaj depolamalı hidroelektrik santrali kuruyor. Çin, nükleer enerjiyi de kullanıyor ancak bundan 10-15 yıl önceki hedefleri kadar değil. Ülke, 2011’de nükleer enerjinin ülkenin elektrik üretim sisteminin temelini oluşturacağını açıklamıştı. Ancak yenilenebilir kaynakların ucuzluğu planları değiştirdi. Artık 2060 hedefi yüzde 18 nükleer enerji payı var. Ölçeğe göre bu da büyük denebilir. Ancak kesinlikle birinci öncelik değil. Bunun en net göstergesi Çin’in geçen yıl 300 GW güneş ve rüzgar enerjisine karşılık 1 GW nükleer santral kurmuş olması…


