Yıllarca kapanmasına izin verilmez sanılan Hürmüz Boğazı, alternatifsiz ve savunmasız olduğunu son gelişme gösterdi!
KÜRESEL EKONOMİ- Uzun yıllar boyunca Hürmüz Boğazı’nın güvenliği, tatilcilerden petrol yöneticileri, Dubai’ye kadar herkes tarafından aşağı yukarı kesin kabul ediliyordu. Boğaz dünya enerji arzı için o kadar stratejik öneme sahipti ki Amerika Birleşik Devletleri 75 yıldan fazla bir süre boyunca burayı denetledi. Ancak, Şubat Ayı sonlarında ABD ve İsrail İran’a saldırdığında, tanker işletmecileri gemilerini boğazdan geçirmeyi durdurdu. Bu duraklama, dünyanın petrol ve gaz arzının beşte birini keserek, küresel bir enerji krizine dönüşmekte olan süreçte petrol ve yakıt fiyatların hızla yükselmesine neden oldu. Boğazın kapanması, Hürmüz’ün gerçekte ne olduğunu ortaya koyması yanı sıra dünyanın da en büyük çıkmazı haline geldi. ABD basını bu krizi dünya ekonomisinin, giderek daha fazla kapanma riski taşıyan az sayıdaki coğrafi bölgeye ne derece bağımlı olduğunu da gözler önüne serdi. Bunun olması asla beklenmiyordu. Askeri planlamacılar ve lojistik uzmanları, ticari trafiğin yoğun olduğu ve iklim değişikliği, aksama, abluka veya saldırıya karşı savunmasız olan bu dar geçitler konusunda sürekli endişe duyarlar. Çok az kişi Hürmüz Boğazı’nın gerçekten tıkanmasına izin verileceğini düşünüyordu. Dünya, bu su yolundan ihraç edilen muazzam miktardaki petrol, gaz ve gübreye fazlasıyla bağımlı. Diğer kritik geçitler kapandığında, daha maliyetli ve zaman alıcı olsa da alternatif rotalar kullanılabilir. Ancak, Basra Körfezi’nden deniz yoluyla çıkış için bir alternatif yok. Enerji piyasası analiz firması Sparta’da petrol araştırmaları başkanı Neil Crosby, “Herkesin, benim de dahil, bugüne kadar söylediği klasik şey şuydu: ‘Batamayacak kadar büyük,’ asla kapanmaz. Batılı ya da müttefik deniz güçleri buna asla izin vermez” dedi. Rotterdam Erasmus Üniversitesi’ndeki Erasmus Emtia ve Ticaret Merkezi’nin direktörü Wouter Jacobs, “İran’ın saldırıları sonrası Hürmüz Boğazı’nı kapanması ABD askeri planlamacıları için sürpriz olmamalıydı” dedi.
Bazı ekonomistlere göre ABD ekonomisi savaş öncesinde zaten baskı belirtileri gösteriyordu ve boğazın kapanmasının yarattığı şok durumu daha da kötüleştirebilir. Michigan Üniversitesi’nde kamu politikası ve ekonomi profesörü Justin Wolfers, yönetimin zayıf istihdam verilerinden çıkarması gereken sonucun “büyük ve aptalca bir şey yapmamak” olduğunu söyledi. Ancak, ekledi: “Bunu yine de yapmış olabiliriz.” ABD askeri planlamacıları için tedarik zincirlerinin aksamasının küresel ekonomide nasıl şok dalgaları yaratabileceğine dair pek çok yakın örnek vardı. Pandemi sırasında, evde kalan tüketicilerin devasa alışveriş çılgınlığı ithalat patlamasına yol açtı. Bu durum deniz taşımacılığı şirketlerini zorladı ve Los Angeles ile Long Beach limanları dahil olmak üzere birçok limanı tıkadı. Deniz taşımacılığı maliyetleri fırladı. Bu da enflasyonun yılların en yüksek seviyelerine çıkmasına katkıda bulundu.

2022 ve 2023’teki kuraklık sonrası Panama Kanalı’nda su seviyesi çok düştü. Bu da gecikmelere neden oldu ve bazı taşımacılık şirketlerini kanaldan geçmek için normalden daha fazla ödeme yapmaya zorladı. Ayrıca Yemen’de İran destekli Husilerin Kızıldeniz’de gemilere yönelik saldırıları, konteyner taşımacılığı hatlarını Asya’ dan Avrupa’ya giden kritik bir kısayol olan Süveyş Kanalı’na ulaşmak için Kızıldeniz’i kullanmaktan caydırdı. Şirketlerin şimdi kullandığı alternatif rota, Afrika’nın güney ucunu dolaşıyor. Bu durum yolculuğun daha uzun sürmesine neden oluyor ve daha fazla yakıt tüketiyor.Bu durum bir başka çıkışın işareti değilse bile önemli sorun olacağı açık…


