Her kış dönemi haftanın ilk iş günü yağış etkisiyle ana arter, caddeler ve ara yollarda trafik yoğunluğu fazlalaşıyor…
İSTANBUL-Megakentte gece başlayıp sabah etkisini arttıran yağışlar sürücülerin araçlarıyla kontrollü ilerlemesi ve meydana gelen kazalar sonrası ulaşım ciddi oranlarda aksıyor. Anadolu Yakası’nda D-100 kara yolu Ankara istikametinde Pendik’ten başlayan trafik yoğunluğu, Avrasya Tüneli’nin girişine kadar sürüyor. TEM Otoyolu’nda Sultanbeyli’den Çamlıca gişeleri ile ters istikametteki bazı noktalarda ulaşımda aksama yaşanıyor. Otoyolun Elmalı-Ümraniye yönündeki trafik kazası sonucu bir şeridin trafiğe kapatılması nedeniyle bölgede trafik ağır seyrediyor. Şile Otoyolu ile Kuzey Marmara Otoyolu’nun Fatih Sultan Mehmet Köprüsü bağlantısında trafik yoğunluğu yaşanıyor. Anadolu Yakası’ndan Avrupa Yakası’na geçişlerde 15 Temmuz Şehitleri Köprüsü’nde Uzunçayır, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nde Kozyatağı mevkiinden itibaren sürücüler güçlükle ilerliyor. Avrupa Yakası’nda D-100 kara yolu Ankara istikametinde Beylikdüzü’nden başlayan trafik yoğunluğu, Haliç Köprüsü’nün girişine kadar uzanırken ters yöndeki bazı noktalarda sürücüler güçlükle ilerliyor. TEM Otoyolu’nda ise Esenyurt, Bahçeşehir ve Mahmutbey’de, Basın Ekspres Caddesi’nde trafik yoğunluğu gözleniyor. Sabah saatlerinde toplu ulaşımı kullanarak işlerine veya okullarına gitmek isteyenler nedeniyle metro, metrobüs, otobüs ve Marmaray’da çok ciddi yoğunluk oluşuyor. Yağmurlu havada metrobüse, metro veya otobüs duraklarına ulaşmaya çalışanlar bile zor anlar yaşarken, toplu taşıma araçlarına binmek için turnikelerden geçenler, yoğunluktan araçlara binmekte zorlanıyor. Bazı metrobüs, İETT ve tramvay aktarma istasyonlarının bulunduğu Zincirlikuyu, Cevizlibağ, Zeytinburnu’nda yoğunluk gün içinde hiç bitmiyor. İBB Cep Trafik haritası verileri ise Avrupa Yakası’nda yüzde 80’lerin üzerinde, Anadolu Yakası’nda da yüzde 90’lara kadar ulaşıyor.
Bu durum bitmez bir döndü içinde uzun yıllardır artarak devam ediyor. Öte yandan, deniz yollarının kullanılmaması ise gerçek sorunu da beraberinde getiriyor. İstanbul’da yaşayan herkes bu konuda şikayet etse de bilinen tek gerçek, metropolün artık nüfus yoğunluğunu kaldıramadığı, toplu taşıma modlarındaki ulaşımın cevap veremediği, tabii ki, özel araç sevdasının hiç bitmemesi olarak değerlendiriliyor. Caddelerdeki küçük yap-boz dokunuşlar. Hatta, zaman içinde yapılan istimlaklar bile çözüm üretmiyor.

“Şikayet çok, çözüm yok” noktasında, görülen o ki, ne Ankara’daki, ne de İstanbul’daki yöneticiler bir şey yapamıyor. Çünkü, metropole yığılan insanların ekonomik gelirlerini devam ettirmek için böyle bir tercih yapma zorunluluğu hasır altı edilerek görmezden geliniyor.


