Otobüslerde kullanılan büyük boyutlu bataryalar, otomobile göre sekiz katı büyük olsa da kış koşullarında etkileniyor…
ABD-Cornell Üniversitesi araştırmacıları, Tompkins County bölgesinde yürütülen elektrikli otobüs denemeleri üzerinden yaptığı çalışmada, soğuk hava koşullarının bu araçların enerji verimliliğini ciddi şekilde etkilediğini ortaya koydu. Araştırma, büyük batarya kapasitesine sahip araçların kış şartlarında düşündüğümüz kadar verimli çalışmadığını gösterdi. ABD’de Ithaca gibi yokuşlu ve sert kış koşullarına sahip şehirlerde hizmet veren elektrikli otobüsler, sıcaklık düştüğünde ortalama yüzde 48 daha fazla enerji tüketti. Bu oran, ideal sıcaklık aralığı olan 16°C ile 30°C arasındaki tüketimle kıyaslandığında tespit edildi. Araştırmada, sıcaklık −4°C ile 0°C aralığına düştüğünde enerji tüketiminin büyük ölçüde arttığı saptandı. Daha geniş sıcaklık aralığı olan −12°C ile 10°C arasında bile tüketim yüzde 28.6 yükseldi.
Araştırmacılar, bu artışın büyük bölümünün bataryaları ısıtmak için harcandığını belirtti. Elektrikli otobüs bataryalarının ideal çalışma sıcaklığı yaklaşık 24°C olarak hesaplandı. Otobüs yola çıkmadan önce bataryanın bu sıcaklığa ulaşması gerekiyor ve bu işlem enerji kaybına yol açıyor. Diğer önemli etken ise otobüs içindeki ısıtma sistemleri. Özellikle şehir içi güzergâhlarda kapıların sık açılıp kapanması, soğuk havanın kabine girmesine neden oluyor. Frenleme sırasında bataryaya geri kazandırılan enerjinin de soğuk havalarda etkisizleştiği ortaya çıktı. Otobüslerde kullanılan büyük boyutlu bataryalar, standart elektrikli otomobil bataryalarının yaklaşık sekiz katı büyüklüğünde. Bu durum, bataryadaki hücrelerin sıcaklığının dengede tutulmasını zorlaştırıyor ve verim kaybına yol açıyor. Bu veri, kış aylarında elektrikli otobüslerin hangi hatlarda daha verimli çalışabileceğine dair kamu taşımacılığı planlaması açısından önemli bir rehber niteliği taşıyor. Araştırma ekibi, otobüslerin kış koşullarında daha verimli çalışabilmesi için bazı pratik önerilerde bulundu.

Öneriler arasında otobüslerin kapalı garajlarda park edilmesi, bataryalar henüz sıcakken şarj edilmesi ve duraklarda kapıların açık kalma süresinin azaltılması yer aldı. Uzun vadede ise şehirlerin ulaşım altyapısını gözden geçirmesi gerektiği vurgulandı. Bu kapsamda şarj istasyonlarının sayısı, garaj koşulları ve güzergâh planlaması gibi unsurlar yeniden ele alınmalı. Çalışmada dikkat çeken bir diğer bulgu da kırsal güzergâhların enerji tüketimi açısından daha avantajlı olması. Daha az durak içeren bu hatlar, şehir içi rotalara göre daha az enerji harcıyor.


