New York City ve Los Angeles County, elektrikli (EV) pazarında güçlü savunma oluşturma iş birliği yaptı…
ABD-Ülkenin en kalabalık şehri ve en kalabalık eyaleti arasındaki “iki kıyı köprüsü” girişimi, üreticileri elektrikli araç üretimine devam etmeleri için teşvik etmek amacıyla birleşik satın alma güçlerini kullanmayı hedefliyor. Her iki şehir de araç filolarını tamamen elektrikli hale getirme konusunda iddialı hedeflere sahip. New York 2035’e kadar hafif ve orta, 2038’e kadar ise ağır hizmet araçlarını elektriklendirmeyi planlarken, Los Angeles County 2045’e kadar 20.000 aracını değiştirmeyi hedefliyor. Ortaklık, EV dönüşümündeki mevcut zorluklara rağmen tedarik sürekliliğini sağlamayı amaçlıyor. Ancak, üreticilerin şehirlerin ihtiyaç duyduğu elektrikli kamyonet, itfaiye araçları veya kar küreme gibi belirli EV türlerini sunmaması ve şarj altyapısı eksikliği gibi zorluklar bulunuyor. Bu iş birliği, bu engelleri aşmak, en iyi uygulamaları paylaşmak ve yakıt tasarrufu ile çevresel faydalar sağlayarak diğer şehirler için bir model oluşturmayı hedefliyor. Trump yönetiminin elektrikli araçlara karşı savaşı ve sektörün bir zamanlar iddialı olan elektrifikasyon zaman çizelgelerinden geri çekilmesi, yerel yönetim yetkililerine bir dereceye kadar endişe veriyor. Şehrin araç filosundan sorumlu baş yetkilisi ve şehir genelindeki idari hizmetler departmanının (şehirdeki tüm kurumların araç alımlarını yöneten) müdür yardımcısı Keith Kerman, “Bizi endişelendiren bir dizi duyuru oldu.

Şu anda Amerika Birleşik Devletleri’nde elektrifikasyon için olumsuz rüzgarlar esiyor” diyor. Ortaklık, Los Angeles County İç Hizmetler Departmanı’nın (ilçedeki yaklaşık 40 kurum için araç alımlarını yöneten) Baş Müdür Yardımcısı Quintin Haynes; “Piyasanın nereye gittiğimizi anlaması ve bize gerçekten tedarik sağlayabilmesiyle ilgili” diyor.
ABD federal teşviklerinin ortadan kalkması ve yeni elektrikli araçlara verilen desteğin azalmasıyla, otomobil üreticisi olmak için dönem gerçekten garip bir döneme evrildi… Yine de her iki yerel yönetim de elektrikli araçların en iyi nerede ve nasıl kullanılacağı konusunda öğrenecek çok şeyleri olduğunu ve ortaklığın, diğer şehirlerin de sonunda takip edebilmesi için en iyi uygulamaları paylaşmalarına ve oluşturmalarına yardımcı olacağını açıkça söylemekten çekinmiyor. Hem NewYork hem de Los Angeles’te yaşayanlar, elektrikli araçlara hevesli bir iş gücünün her şeyi değiştirebileceğini belirtiyor; “Bazı uygulamaların gerçekten başarılı olduğunu, bazılarının ise olmadığını gördük. Hepsinin aynı sorunları var, ancak bazıları, çalışanlarının konuda heyecanlı ve eğitimli olması sayesinde üstesinden gelebildi” diyor.

Los Angeles’a taşınmadan önce New York’ta yaşamış bir ABD’li, bir zamanlar elektrikli araçlara şüpheyle yaklaştığını, ancak, onu bir elektrikli araç denemeye başladıktan sonra fikrini değiştirdiğini hatırlıyor, “Her şeyden önce, eğlenceliydi. Kimse bu elektrikli arabalara binip de ‘Bu arabadan nefret ediyorum’ demiyor. Hepsi ‘Arabayı çok seviyorum’ diyor.”


