Hürmüz Boğazı kapanınca Pakistan-Çin üst düzey görüşmelerden yeni koridor çıkma ihtimali. Adımlar merakla izleniyor!
EKONOMİK ARAYIŞLAR- Pakistan, koronavirüs salgınından bu yana hiçbir olayın tehdit etmediği ölçüde Çin’in ekonomik can damarını tehdit eden bu savaşta vazgeçilmez bir eksen konumuna yükselerek deniz yollarının kapandığı dönemde mal hareketini ayakta tutan kara güzergahlarının bekçisi oldu. 13 Nisan’da Pakistan’ın arabuluculuğuyla sağlanan ateşkesin çökmesinin ardından Washington, İran’ın limanlarına deniz ablukası uygulamaya başladı. Böylece neredeyse gerçeküstü bir tablo ortaya çıktı. İran bir yandan boğazı kapatırken öte yandan ABD Donanması İran ihracatını boğuyordu. Adeta iç içe geçmiş çifte bir abluka. Bu savaşın sonucunda kaybı en yüksek olacak olan büyük güç Çin. Pekin, ham petrol ithalatının yaklaşık yarısını Ortadoğu’dan sağlıyor. Normal bir yılda petrol arzının üçte birinden fazlası Hürmüz Boğazından geçiyor. Çin, 2021 tarihli iş birliği anlaşması çerçevesinde İran’ın ham petrol ihracatının yaklaşık yüzde doksanını Brent standardının altında indirimli fiyatlarla satın alıyordu. Savaş bu ekonomik can damarı bir gecede kopardı. Ancak, Pakistan Tahran’a ekonomik bir çıkış supabı sağlarken, İran’ın ticaret altyapısını deniz merkezli modelden, abluka koşullarında ayakta kalacak şekilde tasarlanmış karma bir kara-deniz sistemine dönüştürdü.
Pakistan’ın Transit Mal Geçiş Kararnamesi ise ABD’nin deniz ablukasını fiilen bypass eden gelişmekte olan bir kara koridorunun halkalarından sadece biri. Bu ağ Pakistan topraklarından geçiyor. Bugün Pakistan, ABD/İsrail-İran Savaşı’nı sona erdirmek için arabuluculuk yapıyor. Yalnızca mesaj iletmekle yetinmiyor, tarafları masaya taşıyor. İslamabad, müzakerelere ev sahipliği yapıyor. Çin ile barış önerisini birlikte şekillendiriyor.

Sunduğu hizmete karşılık kendine fırsat penceresi açıyor. Yine de özündeki Pakistan’ın birbirleriyle doğrudan iletişim kuramayan taraflarla faal kanalları açık tutmaya yönelik nadir görülen yeteneği aynı kalmaya sürdürüyor. Pakistan, Pekin’e yaptığı ziyaretle bu gerçeği hem kabul etmiş hem onu fırsata çevirmeye soyunmuş görünüyor. Anlaşma metinlerinden ve ziyaret programından biraz geri çekilince, Ortadoğu-Asya’nın yeniden çizildiği anlaşılıyor. Pakistan, herkesle konuşabilen arabulucu, deniz kapanınca kara köprüsünün anahtarını elinde tutan bir bekçi olduğunu iddia ederken çok kutuplu dünya da tek tarafın yanında duran büyük güçten çok daha değerli konuma yükseliyor…


